Derma Roller

Yaklaşık 20 bin liramdan fazlasını heba ettiğim güzellik merkezi & klinik serüvenimin ufak bir kısmından bahsedicem biraz bu yazımda. Genç kızım tabi ben ne istersem o olur ! Neden istediğimi yapmıyorsun yoksa beni sevmiyor musun tehditleriyle, şimdi bakıyorum neler yaptırmışım aman Allahım ! Tabi ki her genç kız gibi bende bakıyorum kendime ama benim ki biraz dozunu aşıyor genelde. Bu yazımda Dermaroller hakkında edindiğim tecrübeden bahsedicem.

Dermaroller ya da bir diğer adı ile cilt iğneleme işlemi batıda yeni bir tedavi yöntemi olsa da Uzak Doğu’da binlerce yıldır kullanılan bir yöntem. İğneleme yöntemi sadece cildi onarması nedeni ile değil, aynı zamanda kişinin yaşam enerjisi ‘qi’ yi de pozitif etkilediği düşünüldüğünden oldukça popüler ve sevilen bir tedavi yöntemi. Ben dermaroller la nasıl tanıştım ondan bahsediyim biraz. Yıllarca oynadığım voleybolu aniden bırakınca ya kilo alırsam ya çatlaklarım çıkarsa ya cildim bozulursa telaşıyla 6 yıllık güzellik merkezimde Dermaroller için ilk seansıma girdim. Kullanılan dermarollerlar, 1.5mm’den başlıyor dolayısıyla iğneler büyük olduğundan acısı da artıyor bu nedenle; kullanmadan önce anestezik krem kullanılıp, uygulamadan sonra da antibiyotik içeren kremlerle yağlanıp boyanıyorsunuz. Dermaroller’ ın öncelikli amacı ciltteki leke ve hasarı gidermek. İğneler cildin üst tabakasında epidermise zarar vermeden delikler açıyor ve cildi hafif travmaya sokuyor, zedelendiğini hisseden cilt hızlı bir şekilde kolajen üretimini arttırıyor, böylelikle; cilt kendini yeniliyor ve onarıyor. Kliniklerde kullanılan iğnelerin boyutlarının büyük olması nedeniyle boncuk boncuk kan akıttığımı söylemeden edemiycem. Gerçekten insanın canı yanıyor, 140 mikro iğne batırılıyor sonuçta etinize. 
Dermaroller yöntemi ;
• Kırışıklık giderme
• Cilt çatlaklarının görünümü en aza indirme 
• Güneş lekelerini giderme
• Yara, kesik ve ameliyat izlerinin görünümlerini azaltma
• Saç dökülmesini engelleme ve yeni saç çıkartma
• Cildin genel görünümününün kalitesini ve ışıltısını arttırmak için etkilidir. 
Ben keyfe keder yaptıranlardan olduğum için sadece cildimin ışıltısı ve parıltısı arttı ama yine de sonuçtan memnun kaldım. Tabi normalde insanlar bu yöntemi kendileri uyguluyor maliyeti sebebiyle. Bir sürü yazılar okuyorum, bakıyorum kendine uygulayan bayanlar hep çoğunlukta. Ben hiç tavsiye etmiyorum hele ki bir uzmana danışmadan ! Çok tehlikeli.  

Advertisements

Pompei 


Antik kalıntıları ile ünlü olan Pompei İtalya’ nın Campania bölgesinde, Napoli ili’ne bağlı, Napoli kenti yakınlarında bulunan bir şehirdir. 24 Ağustosda püsküren Vezüv yanardağı kısa bir sürede şehri mezarlığa dönüştürdü. 2000 i aşkın insan lavların içinde kavrulup 2000 yıl boyunca küller altında kaldılar. Vezüv yanardağının püskürmesi 2 gün sürdü. Pompei 2 günün sonunda 6-7 metre derine gömüldü. 20.000 lik nüfustan sadece 2000 kişilik nüfusun kalıntıları bulundu. Bulunan kalıntılara göre 18.000 kişilik nüfusun kaçtığı, omuzları çökük geriye kalan bu insanların da köle olduğunu göstermektedir. Herhalde eşyalarını korumaları için köleleri bu kaderle baş başa bıraktılar… 

En çok ilgimi çeken albümümüzde bir çok resmi bulunan bu hamile kadın zehirli gazı içine çekmeden durmaya çalışmış ancak 3. nefeste taş olmuştur. 

Pompei, Vezüv Yanardağı patlamadan önce ki haliyle günümüzde edepsizliğin şehri olarak anılmasına sebep olmuştur. Şehrin edepsizliğe düşkünlüğü nedeniyle tarihten silindiğine, hatta bazılarına göre Allah tarafından cezalandırıldıklarına inanılmaktadır. Eğlencesine, cinselliğe düşkün hatta sapkın yönetici ve halkı ile bilinen bir şehirmiş. Sapkın cinselliğin ön planda olduğu şehirde, insanlar ya köle ya da asil statüsündelermiş. Bakire genç kızlar ölürken bu asillik mertebesine kavuşabilmek için canlarını veriyorlarmış. 

Bu masa gibi yapıya çırılçıplak yatırdıkları genç bakire kızlara uyuşturucu ve bitkisel şeyler içirdikten sonra canlı canlı göğüs kafesini karnına kadar yararak içinden kalbini çıkarıp ayin yaparlarmış. İşte bu şekilde tapındıkları putlar için de bir gösteri yaparak geleneklerini sürdürüyorlarmış… 

İnsanın tüyleri ürperiyor haliyle. En çok etkilendiğim ikinci olaydı. Resmen satanistler gibi ayin yapıyorlarmış. ”Allah taş eder” sözü de buradan geliyor desem yeri olur. Tanrı’nın gazabı olarak Vezüv Yanardağı patlamasında, yanardağın yakınındaki şehirlerden çok Pompei zarar görmüştür. Yanardağından çıkan lavlar şehre ulaşmış ve denize kaçan insanları bile kızgın sularla alabora ederek yok etmiştir.

Asilzadenin çok olması nedeni ile kurallarına çok bağlı bir şehirmiş Pompei. Bunu kocaman mahkemelerinden kolayca anlayabiliyoruz.

Rivayete göre çok zengin bir halkı varmış Pompei’ nin. %60 %70 asil kısımdan oluşurmuş. Hatta sabahtan akşama dek sofralar kurulurmuş. Yattıkları yerden yemek yer, doyunca boğazlarına kaz tüyü sokup kusup tekrar yemeye devam ederlermiş. Nedeni ise daha fazla yemek yiyebilmek, yemek zevkinden daha fazla faydalanmakmış. Dünyevi zevklere çok düşkünlermiş.

Resimde kuşlar takıları gagaları ile tutmakta, bu zengin bir pompei ailesinin kadınlarının takı odasını temsil ediyor.

Vezüv yanardağı

Biraz ürpertici ama kesinlikle gidip görülesi yerlerden biridir.